Sünnet inkarcısı Süleyman Ateş'den büyük iftiralar
Kaynak: İnsan ve İnsanüstü - Süleyman Ateş, Dergah Yayınları, 2.Baskı, İst-1985,
- Süleyman Ateş Gaybı bilmek hususunda Allah’a iftira ediyor.(S.183-184)
Bu, gaybı bilmek anlamına gelmez. Fakat gaybı bilen Allah, kendi nuruna yaklaşan; bâtıl hayallerle hakikat suretlerinin görünmesine engel olan vesveselerle uğraşmayan kalbe bazı gerçekleri atar. Bu, kulun kendi gücüyle kazandığını bilgi değil, Allah'ın lutfuyla kendisine bağışlanan bilgidir. Allah'ın gaybı-nı kimse kendi dış duyularının gücüyle bilemez. Fakat Allah, kendisine yaklaşan kullarını bazı gayb bilgilerine muttali kılabilir. Nitekim yüce Allah: «O gaybı bilendir. Kendi görünmez bilgisini kimseye göstermez.
Ancak razî olduğu elçiye gösterir...» (Cin, 72/26-27), buyurmuştur. Yüce Allah, dilediği elçisini gaybına muttali kıldığı gibi elçisinin hizmetinde olup ondan ışık alan ve böylece yücelen, Hakk'ın nuruna yaklaşan kimseleri de gaybınden bazı parıltılar sunar.
- Süleyman Ateş , Cüneyd’in Mürid’inin şahsında Allah’a iftira ediyor. (S.186-187)
Cüneyd'in müridlerinden bir genç, içten geçen düşünceleri bilir ve söylerdi. Bunu haber alan Cüneyd:
— Senin hakkında anlatılan nedir? diye sordu.
Genç:
— İçinden bir şey tut, dedi.
— Tuttum.
— Şöyle şöyle düşünüyorsun.
— Hayır.
— Bir daha tut.
— Tuttum.
— Şöyle şöyle düşünüyorsun.
— Hayır.
— Bir daha tut.
— Tuttum.
— Şöyle şöyle düşünüyorsun.
— Hayır.
— Çok tuhaf. Sen çok doğru bir insansın, ben ise kalbimi biliyorum.
— Birincide de, ikincide de, üçüncüde de doğru bilmiştin. Fakat ben kalbin değişecek mi diye seni sınamak istedim.
Ebu Said Harrâz anlatıyor: Mescid-i haram'a gittim, üzerinde iki hırka bulunan bir fakir geldi, dileniyordu. Kendi kendime: «Böyleleri insanların sırtına yüktür» diye içimden geçirdim. Yüzüme baktı:
«— Bilin ki Allah, içlerinizden geçeni bilir, O'ndan sakının.» (Bakara 2/239), dedi. Hemen içimden istiğfar ettim. Bana şöyle seslendi:
«— O öyle Allah'tır ki kullarından tevbeyi kabul eder.» (Şura 42/25).
0 yorum yazılmıştır